KOROİD PLEKSUS KİSTİ

KOROİD PLEKSUS KİSTİ
Koroid Pleksus Kisti (Choroid Plexus Cysts) (CPC)

Koroid pleksus beyinde bulunan ve beynin içinde bulunduğu sıvıyı üreten bir dokudur. Bu dokunun içinde içi sıvı dolu ve koroid pleksus kisti diye adlandırılan kistler bulunabilir. Bu kistler normal gebeliklerin de %2’sinde bulunabilir, beynin tek tarafında veya iki taraflı olabilirler. Bu kistler genellikle gebelik ilerledikçe genellikle kaybolurlar ve bebeğin beyin gelişimini veya zekasını etkilemezler. %90’dan fazlası 28. gebelik haftasına kadar kaybolur ve kaybolduktan sonra tekrar oluşmazlar. Kaybolmaması durumunda da genellikle bir probleme sebep olmaz (Eşlik eden başka anormallik yoksa).

Ancak bu kistlerin küçük bir kısmı trizomi 18 (Edward’s sendromu) denen kromozomal bozukluk sendromu ile birlikte olabilir. Ancak koroid pleksus kisti bu sendromun tek belirtisi değildir. En sık trizomi 18 eşlik etmekle beraber daha nadiren trizomi 21 yada trizomi 13 de eşlik edebilir. Bu nedenle koroid pleksus kisti saptanan hastalar ayrıntılı ultrason ile başka anomalilerin varlığı açısından araştırılmalıdır. Ayrıca anne yaşı ailede kromozomal hastalık olup olmadığı ve üçlü tarama testi sonuçları da değerlendirilmelidir. Eğer ultrason ve diğer bahsedilen testler normalse bunun izaole (tek başına) bir kist olduğu düşünülür, kromozomal anomali olmayacağı düşünülür ve amniosentez önerilmez, gebeliğin normal takibine devam edilir, ek girişim yapılmaz.

Bu kistlerin boyutu, sayısı, kaybolup kaybolmaması trizomi 18 olma riskini değiştirmez. Trizomi 18 riski ultrasonda koroid pleksus kisti dışında başka anomaliler görülüp görülmemesi ile ilişkilidir. Ultrason ile başka anomaliler de görülüyorsa yüksek oranda kromozomal anomali olabileceği için amniyosentez (karından su alarak inceleme) ile tanı kesinleştirilmelidir.

VENTRİKÜLOMEGALİ

VENTRİKÜLOMEGALİ – HİDROSEFALİ (VENTRİKÜL GENİŞLEMESİ)
BEYİN İÇRİSİNDE VENTRİKÜLLERDE GENİŞLEME
Beyin omurilik sıvısı (BOS) diğer adıyla serebro spinal sıvı beyin içerisinde sürekli olarak oluşturulan ve beyinin korunmasında, ihtiyaçlarının ve atıklarının taşınmasında görev alan bir sıvıdır. BOS beyinde büyük oranda koroid plexus denilen bölgede üretilir. Beyin omurilik sıvısı beyin içinde yerleşmiş odacıklarda (ventrikül) ve yollarda, ayrıca omurilik ve beynin dış yüzünde dolaşır. Ventrikülomegali bu ventriküllerin genişlemesi anlamında kullanılan bir terimdir.

Beyindeki lateral ventriküllerin ölçümü (atriyum hizasında) normalde 10 mm altında olmalıdır, 10 mm veya üzerinde olmasına ventrikülomegali denir. 10-15 mm arasında olursa hafif ventrikülomegali denir. Bu genişleme bir yerdeki tıkanıklık veya gelişimsel bozukluktan kaynaklanır. Bu genişleme artmış basınçla birlikte ise buna hidrosefali (beyinin su dolu olması) denir. Doğumdan önceki testlerde bu basınç artışının olup olmadığı anlaşılamayacağı için bu iki terim genellikle aynı anlamda kullanılırlar. Hafif ventrikülomegali 1000 gebelikte 2-20 oranında görülürken, hidrosefali 1000 gebelikte 1-3 oranında görülür.

Ventrikülomegali veya hidrosefali gebelikte yapılan ultrasonla genellikle tanınabilir. MR (magnetik rezonans) tanıya yardımcı olabilir. Sebep genellikle aquduktus kanalındaki doğumsal darlığa bağlıdır. Bu darlık bazen de CMV ya da toksoplazma gibi enfeksiyonlara veya kafa içerisindeki bir kitleye veya kafa içi kanamaya bağlı olabilir.

BEYNİN OLUŞMAMASI

ANENSEFALİ (BEYNİN OLUŞMAMASI) VE AKRANİ
Anensefali ve spina bifida “nöral tüp defektleri” denen anomali grubunu oluştururlar. Nöral tüp defektleri 1000 doğumda 1-2 oranında görülürler. Bu anomalileri önlemek amacıyla her gebe gebelikten önce başlayarak gebeliğin 3. ayı bitene kadar günde 0.4 mg folik asit denen vitamini kullanmalıdır. Folik asit kullanımı ile nöral tüp defekti görülme sıklığı azalır.

Anensefali kafa tası yani kraniyum’un üst bölümü ve beynin oluşmaması ile karakterize bir anomalidir. Yaklaşık 1000 doğumda 1 görülür. Kafa tası yani kraniumun oluşmamasına akrani veya eksensefali (exensefali) denir. Anensefali ultrasonla genellikle gebeliğin 3. – 4. aylarında kolaylıkla tanınır. Sebebi net olarak bilinmemektedir. Gebeliğin ikinci – üçüncü trimesterlerinde polihidramnios (amnion suyunda artış) %50 oranında gelişir.

Gebeliğin sonlandırılması gerekmektedir. Anensefalik fetusların %75’i ölü doğarlar ve canlı doğan bebeklerin yaşamaları imkansızdır, doğum sırasında canlı olanlar bir kaç saat içinde ölürler.

Anensefali durumunda anne kanında AFP (MS-AFP) düzeyi artar.